24 Ağustos 2013 Cumartesi

Rabiacılara neden karşıyız?

Bir kere şunda anlaşalım. Mısır’ın kaderi sadece Mısırlıları ilgilendirmez. Mısır’ın kaosa sürüklenmesi veyahut birtakım gözü dönmüş manyakların yönetimine girmesi, öncelikle komşu ülkelerin güvenliğini ilgilendirir. İkincisi, o kargaşadan etkilenecek olan diğer Arap ve İslam ülkelerini ilgilendirir. Üçüncüsü, onmilyonlarca aç ve öfkeli insanla başa çıkmak zorunda kalacak olan dünya ülkelerini ilgilendirir. Dolayısıyla bu ülkelerin, Mısır’ın intihar etmesine engel olma hakkı – hatta haktan öte görevi – vardır.

“Parayı veren düdüğü çalar” yasasını da akıldan çıkarmayalım. Mısır Suudi’lerin, Amerika’nın ve Avrupa’nın sadakasıyla geçinen bir ülkedir.  Geçen hafta Cengiz Aktar dış yardım rakamlarını vermişti, onun yalancısıyım. Mursi döneminde 9 milyarı Suudi Arabistan’dan olmak üzere 22 milyar dolar dış yardım almışlar. Buna karşılık toplam (2012’de) 28 milyar dolarlık mal ve hizmet ihraç etmişler. Senin toplam dış gelirinin yüzde kırkdördü Suudiyle Amerikalının sana acıdığı yahut batmanın sonuçlarından korktuğu için hibe ettiği paraysa, “ağa benim içişlerime nasıl karışır” diye babalanma hakkın olmaz.

Bu ülke binlerce seneden beri bütün Akdeniz havzasının mahsul ambarıydı, aldığından kat kat fazlasını ihraç ederdi. Bugün bu hale düştüyse bunun nedenini hayali dış mihraklarda aramanın alemi yok. Kötü yönetilmiştir, en az altmış yıldan beri feci derecede kötü yönetilmiştir. Adamların elinde dünyanın en verimli toprakları var, üstüne Süveyş Kanalı gibi (Avrupalıların sana hediyesi) bir para basma makinesi var. Palavra aleminde yaşayan birtakım cahil ve ahmak kadrolar o geliri har vurup harman savurmuş, yatırım diye bir şey akıllarına gelmemiş, sonunda çökmüş bir altyapı, yüzde yirmi küsur işsizlik, sıfır döviz rezervi ve petrol ihtiyacını bile zor karşılayan bir dışsatım kapasitesiyle baş başa kalmışlar.

Şimdi söyler misiniz, Mısır’ı Mısırlılar yönetsin diye ısrar etmenin anlamı ne? Adamlar yönetmekten acizse zavallı Mısır halkını bu eziyete mahkûm etmenin insaniyetle bağdaşan yanı nerede? Sen otomobil alırken yabancıyı tercih ediyorsun. Gazoz alırken yabancıyı tercih ediyorsun. Çocuğunu gâvurun okuluna göndermek için can atıyorsun. Devlet hizmeti satın alırken “bizim olsun, isterse öküz olsun” diye inat etmenin mantığını söyle.

*
Mübarek rejimi otuz senenin sonunda (tıpkı Abdülhamid’in son yılları gibi) çürümüştü. Demokrasi olsun dediler, devirdiler. Herkes bayram etti.

O karambol içinde adamın biri çıktı, Mısır halkının %56,6’sının boykot ettiği bir seçimde, %51, 7 oyla başkan seçildi. Zagazig Üniversitesinde makine mühendisliği profesörü olmaktan başka idari tecrübesi yoktu. Cehaleti yücelten ve dünyayı düşman sayan bir paranoya ideolojisine mensup olmaktan başka entelektüel donanımı da yoktu.  Ülkenin yarısının ve yönetici elitin tamamının kendisine muhalif olduğu bir ortamda, “ben ne dersem o” kibiriyle memleket yönetebileceğini sandı. Anayasayı değiştirip kendine diktatör yetkileri verdi; beceremeyip çark etti. Nargile kahvelerini ve Ümmü Gülsüm şarkılarını yasakladı. Maliye çöktü. Güvenlik çöktü. Belediye hizmetleri çöktü. Turizm çöktü. Yatırımlar komple durdu.

16 yıl önce Luksor’da turistlere katliam yapan adamları Luksor valisi atadı. Bütün ülke ve dünya “gel konuşalım” diye yalvarırken, kırk yıllık yorgun müstebitler gibi sarayına kapandı; belki konuşmaya takati veya cesareti yoktu, belki söyleyecek sözü olmadığından korktu. Her müflis politikacı gibi dış krizden medet umdu, Etiyopya’ya savaş denemesine girişti. Her müflis Şark politikacısı gibi, Yahudi düşmanlığı yaparak cahil halkı galeyana getirmeyi denedi; Allahının arkasına saklanıp İsrail’i lanetledi; peygamberinin arkasına saklanıp “maymun ve domuzlar soyu” diskuru çekti.

Nihayet devrildiğinde, aklı olan herkes derin bir nefes aldı.

Yerine gelenler, hayır, daha matah adamlar değildi; altmış yıldan beri memleketi batıran ekipti. Ama Tahrir cenderesinden geçmişlerdi; kısıtlı da olsa demokrasi olmadan ülkeyi yönetemeyeceklerinin farkındaydılar. Dış sponsorlarının talebi de o yöndeydi. Kısa süre içinde serbest seçim sözü verdiler; İhvan’a “gel konuşalım” dediler; Mursi’ye onurlu bir çıkış yolu önerdiler.

Ama olmadı. İhvan’cıların cihat ve şehadet retoriğiyle efsunlanmış gözleri, çıkış yolunu göremedi. Kalabalıkları sokağa sürdüler. İhtilali ihtilalle altedebileceklerini sandılar. Karşı taraf bir an sendelese ülkeyi kaos ve kargaşaya boğacak bir kumar oynadılar. Karşı taraf sendelemedi. Tahrir-sonrası çekingenliğini bir yana atıp, asli kimliğine geri döndü. Sonuç: şimdilik bin küsur ölü.

Şimdi bütün dünya, ölen “ılımlı İslam” projesinin yasını tutuyor. İslam ülkelerinde demokrasi denemesini bir başka – çok uzak – bahara ertelemenin sıkıntısını yaşıyor.

*
Rabiatül Adeviye Maydanında ölenlerin yasını tutamıyorum, üzgünüm. Piyon olarak sahaya sürüldüler, harcandılar. Orada ölen yüzlerce insanın – ve Mısır’ın ölen demokrasi hayalinin – vebali İhvan’ın ve Mursi’nin omuzlarındadır.

Gezi’de ayaklananlarla Rabia’da ayaklananların aynı kaba konulabileceğini de düşünmüyorum, hayır. Buradakiler, gözü dönmüş bir zorbaya meydan okumak için sokağa çıktılar. Oradakiler, iflas etmiş ve yenilmiş bir zorba adayını geri getirmek için sokağa çıktılar. Gezi’nin Mısır’daki muadili, geçen Aralık’tan beri her gün Tahrir’de sokağa çıkan ve Temerrüd hareketini organize eden milyonlardır.

Gezi bayrağına dört parmak ekleyenler, her şeyden önce, Tahrir’de özgürlük mücadelesi veren Mısır halkına hakaret etmiş olurlar.

Onunla da kalmazlar. Burada, yenilgiyi kabul etmektense ülkeyi yangın yerine çevirmekten çekinmeyecek bir siyaset kumarbazını biraz daha cüretlendirmeye, onun ürkütücü patinajını biraz daha uzatmaya hizmet etmiş olurlar.

92 yorum:

  1. ''İflas etmiş ve yenilmiş'' dediğiniz insana belki de milyonlar oy verdi Sayın Nişanyan. Kime göre iflas etmiş, kime göre yenilmiş? Diyelim ki iflas etmiş, diyelim ki iş bilmez. Demokrat biri ''halk istiyorsa, binler oy veriyorsa kim olursa olsun iktidarı için saygı duyarım'' demesi gerekir. İyi politikacı, kötü politikacı, saygısız olan politikacı kalmadı. Öldüren ve öldürmeyen var bugünlerde. Esed çocuk öldürüyor, Basayev çocuk öldürüyordu, bugün Mısır'da gene siviller ölüyorsa desteklemek kötü bir şey değil emin olun. Bırakın gezicilerde mazlumların yanında olsun. Vicdanlı olan herkes bu gösterilere destek verir. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tehlikeli biçimde yanlış ve saçma bir "demokrasi" teorisi. Halk oyuyla gelsin, isterse manyak olsun. Hitler de öyle demişti.

      Sil
    2. Hitler kanunları ve hukuku çiğneyerek gücünü artırabildi ve mutlak lider haline gelebildi, bunu da Sturmabteilung (SA) adlı paramiliter teşkilatı vasıtasıyla yapabildi. Yani Hitler'in yaptığıyla ordu darbesiyle ülkenin başına gelmek arasında fazla bir fark yoktu. Hitler için demokrasi lafta kalmış bir şeydi ki mutlak lider olunca lafta demokrasiye bile tahammül etmedi.

      Sil
    3. 1000 yıldır sağlıklı bir şekilde işleyen demokrasi tarihinde verip verebileceğiniz tek örnek Hitler.

      Sil
    4. Peki nasıl olacaktı merak ediyorum. Her seferinde diyorsunuz ki demokrasi sandık değildir. Nasıl seçeceğiz başımızdakini. "2002'deki haline dönsün" şemsiyesine sığınacaksınız değil mi? "seçimle geldi ama ülkede benim dediğim olur ketum düşüncesiyle de ülkeyi yönetmesin,ilk geldiği gibi davranmaya devam etsin" mi olacak? e o zaman da akp seçmenleri bunu kabul etmezse ne olacak? :) şaka gibi. bu resmen ülkeyi kaosa sürükleyen bir düşünce.şunu kabul edelim.dünyanın her yerinde seçimle gelenler çoğunluğu kendi seçmenin işaret ettiği yönde kanunlar çıkararak yönetir.aksini iddia ettiğiniz bir ülke var mı?(keşke böyle olmasa. bunu asla ve asla tasvip etmiyorum açık söyleyeyim)
      Ben akp'yi sevmeyen bir sağcıyım. Ama açık söyleyeyim sizin gibi ön yargı oluşturacak şekilde "karalama yapalım bunu da entel bir dille halka yayımlayalım" diyen kişiler sayesinde akplilerin "dik dur eğilme" tezahüratlarına içten içe katılıyorum ve emin olun ülke genelinde de ben gibi çok çok fazla insan var.
      sezarın hakkı sezara demişler sayın nişanyan mısırda bir darbe yapıldı ve bu darbeye en insancıl tepkiyi de şu anda Türk hükümeti gösteriyor. bunun altında bir şey aramamak gerek.
      ayrıca gezi ile kıyaslama konusuna gelince. kesinlikle #direngezi ama ben hala tayyibin mayıs ayı icraatları ile bağlantı kurmasına bir cevap verildiğini görmedim. istanbuldan gezi olaylarını böyle görmeniz normal. ama size anadolunun ücra köşelerine gitmenizi tavsiye ederim. bu tür dar bakış açısından yapılan eleştiriler yüzünden saolun(!) 10 yıl öncesinde olduğu gibi "inadına akp" diyorlar. size sadece bir tavsiye:ön yargı iyi bir şey değildir.
      bir de hitler ile kıyaslamışsınız. bence bu da bilerek yapılan ve ön yargı oluşturmaya çalışılan bir karalama kampanyası.Allah aşkına siz türkiyede bir hitler çıkacağına inanıyor musunuz?
      benden size bir soru,hem de komik bir soru :)
      sahi gezi'ye savaş muhabiri gönderen uluslararası haber kanalları rabiadan ne kadar haber veriyor. merak etmeyin Türk halkı okumayan koyun bir halk değiliz artık.

      Sil
    5. geziciler en az mursi yanlıları kadar masumdu ama terörist muamelesi gördüler arkadaşım. ve onlara terörist diyenler de senin gibi "şeriata kadar yaşasın demokrasi" yanlılarıydı

      Sil
    6. yeni iktidar dört dörtlük mü yahu? darbe'ye darbe demeyip patates mi diyeceğiz. bu bir
      ikincisi gezi - temerrüd hareketine benziyor demişsiniz. eğer izmir'den okuma yapıyorsanız mustafa kemal'in nadronikleriyiz sloganlarını sık duymuşsunuzdur. doğal olarak temerrüd hareketi ile benzeşir izmir gezi'cileri. çünkü benden iyi bilirsiniz ki izmir ulusalcıları - chp - ip - tgb üçlüsü darbeci zihniyettedir. ve evet temerrüd de aynı zihniyetteydi.
      darbeleri havai fişeklerle karşılayanlar elbette bir gün darbeden darbeleneceklerdir.

      üçüncüsü: demişsiniz ki yüzde 50'sinin sandığa gitmediği bir yerde yüzde 50 oy aldı. bu oy oranı onu gayri meşru yapmaz. hem sandık sonuçlarını değerlendirip hem sandığa gitmemek üzerinden tahlil yapmak sakıncalıdır.

      dördüncüsü: yine diktatör karşılaştırması yapmışsınız. ya diktatörlük bilmiyorsunuz ya da manipülatif ve tarafgir konuşuyorsunuz. bence bu konuda diktatör nedir ne değildir neler yapar ile ilgili bir araştırma yapmalısınız. evet erdoğan'ın bir çok uygulaması doğru değil. fakat diğer hukümetlere görece demokrasiyi geliştirmiştir. ha istenen noktada mı? elbette hayır. ne de olsa ittihat ve terakki cemiyeti'nin darbeci, üstenci, zalim geleneğini yerleyeksan etmek kolay değil. 80 yıllık gayri demokratik bir ülkeyi 10 yılda normalleştirmek de mümkün değil...

      son not: darbeyi meşru gören pozisyonda oluşunuz kalbinizi de karartmış; piyon olmak meselesini de öyle düşünün. yani ev sahibinin salaklığından dolayı hırsız'ı masum göstermek olmuş bu da... öte yandan bütün toplumsal hareketler birilerinin piyon olması ile ikame edilir. söz gelimi gezi'dekiler piyondu o yüzden ali'nin ethem'in öldürülmesine üzülmüyorum dersek kalbimiz kararmış olur. çünkü piyon olsa da devletin ona silah doğrultmaması gerekirdi.

      ne diyeyim. saygılar...

      Sil
    7. amk bir konuyu da hitlere bağlamayın... :(

      Sil
    8. İki turlu seçimin, iki turunda da %1 oy farkıyla iktidara gelen bir adamdan bahsediyorsunuz. %51 oy aldı deniyor. Ama o ikinci turdu, rakibi Ahmet Şefek aynı seçimde %49 oy aldı, seçime Mısır seçmeninin yarısından çoğu katılmadı bile. İlk turda da Mursi'nin aldığı oy %24. Rakipleri ise sırasıyla %23, %20 ve %17 oy aldı. 5 kişiden 4'nünün istemediği bir adamın sandık oyunlarıyla diktatörü oynamasının sonucu zaten bu olacaktı.

      Sil
    9. "80 yıllık gayri demokratik bir ülkeyi 10 yılda normalleştirmek de mümkün değil..." Vay arkadaş. Osmanlı demokrasiyle yönetiliyordu da cumhuriyet GAYRİdemokratik bir rejim kurdu öyle mi? Bir de normalleşme dediğiniz şeyi bir açıklasınız da öğrensek. (Şu örnek üzerinden açıklarsanız ayrıca sevinirim.) Gözaltına alınmak istenmesine direnen kadını polise mukavetten 3 yıl hapis cezası ile yargılamak mı normalleşme.
      Hükümet ağzıyla değil kendi beyninizle konuşun.

      Sil
    10. peki nasıl seçeceğiz yöneticilerimizi? söyler misiniz? benim seçtiğim seni, senin seçtiğin beni memnun etmiyor aynı derecede. ne yapacağız bu durumda? ülkeyi herkesin keyfine göre 50-100 parçaya bölüp herkese istediği parçada yaşama hakkı mı vereceğiz. inanın bunun bile çözüm olacağını bilsem olsun derim 50 parçaya bölelim ama olmayacağını siz de biliyorsunuz. sadece eleştiriyorsunuz, anlamak istemiyorsunuz başkalarını.

      Sil
    11. Hitler 1940 larda bu adam 2010 larda diktatörlüğe soyundu. Ezber sloganlar üzerinden yorum geliştirmek malesef tüm "şarklı" aydınların kaderi. çağ başka iletişim başka toplumlar başka. askerle darbe yapıp alayını idam etmek savunulacak en aşağılık olay
      her şeye ragmen, en kötü sivil yönetim en iyi askeri iktidardan iyidir.

      Sil
  2. harika bir tahlil sevan. teşekkürler. aklı olanlar dört parmağı değil, elin gövdesine saklanmış baş parmağı iyi görürler.

    YanıtlaSil
  3. Daha güzel anlatılamazdı. Mısır'daki katliamı protesto etmek ile o insanları yem diye kullananları desteklemek arasına çizgi çekilmiş olsaydı benim gibiler sessiz kalmazdı. Bir faşiste karşı ötekini şakşaklamanın mantıksızlığını gösterdiğiniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. degil. sen bi kere 60 yillik bir despotluga karsi 1 yillik bir despot'a saldirma terazisinde yansiz degilsin, tamam olma, ama hile yapiyorsun. hic kimsenin Misir'daki Mursi hükümetinden 3 ayda demokrasi getirecegi umudu yoktu, ama kavgasi vardi. Nisanyan diyor ki, asker ülkeyi yeniden demokratik rayina sokacak. Mübarek giderken de ayni sözleri vermediler mi! Secim askerin izni ve gölgesi altinda yapilmadi mi! Ekonominin hep kötü oldugunu söylüyor Sevan Nişanyan, eeeee simdi nolcak, ekonominin iplerini asker yerli burjuvazi yaratip onun eline mi verecek. Bu Sevan'in ki gibi "koca burunlu elit tavir", hep diktatörlere hizmet etti, ediyor da hala. Bir de üstelik Gezi-Tahrir "kiyaslamama" zorlamasinda verdigi örnek, ipuclari veriyor. lafa bakin, ne diyor Sevan Nisanyan : "Buradakiler, gözü dönmüş bir zorbaya meydan okumak için sokağa çıktılar. Oradakiler, iflas etmiş ve yenilmiş bir zorba adayını geri getirmek için sokağa çıktılar."... peki buradaki (türkiye'de ki) gözü dönmüs zorbaya karsi bir darbe olsaydi, hangi rolü üstlenecek Sevan., ipuclarina bile ihtiyac duymadan kendisi söylüyor: Kazlicesme Maydanında "...ölenlerin yasını tutamıyorum..." (haydar yüksel)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nişanyan nerede Mısır'ı darbeciler idare etsin demiş ya da onları müdafaa etmiş? Makaleyi baştan okusan iyi olur.

      Sil
    2. Mursi'yi California State University, Northridge de profesorluk yaparken tanimistim. Vasat bir kisiydi. Sevan Nisanyanin da soyledigi gibi hic bir liderlik vasfi olmadigi gibi tesbit edilebilecek bir intellekt sahibi de degildi. Cok sasirmismistim baskanlik adayi oldugu zaman Misir'da...Christian Amanpour un bir mulakatinda, bana 3 ay verin ekonomiyi duzelteyim, Misiri istikrarli bir yola koyayim ...falan demisti, secilmeden once... Misirin cok kotu kadin haklari meselelerini hemen kanunlarla cozecegini, bir kadin baskan yardimcisi atayacagini, Misiri modern demokratik devletlerin imrenecegi bir hale getireceginden de bahsetti. Sevan Nisanyanin da gayet guzel ifade ettigi gibi, bunlarin hic birisi gerceklesmedi tabii, bir yildan sonra..Aksine hersey kotuden daha da kotuye gitmeye basladi...Mursi idaresi beceriksiz, acemi ve tamamen Musluman Kardeslerin dinci, ultra konservative, hatta fundementalist bir ajendasini gerceklestirme maksadiyla hareket eden, Avrupa ve Amerikayi da cok endiselendiren bir idare oldu...Bir an once gitmesi lazimdi ve Misir halki mevcut olan tek yetenekli organizasyonu yardima cagirip bu kaabiliyetsiz adami "kovdu"...Sevan Nisanyanin analizi gayet yerinde ve verdigi malumatlar dogrudur...Tenkite deger hic bir kelime, satir goremiyorum...Tesekkurler sayin Nisanyan...

      Sil
  5. Sevan hocam mükemmel bir anlatım eline sağlık,bende hep bunu anlatmak istemişimdir.Mısırı bilmeyenler sanıyorlarki orda demokrasi kültürü vardıda darbe oldu nursi ve yandaşlarıda özgürlük peşindeler.Şimdi bu şeriatçı zevatın bir sloganıda şu en kötü demokrasi en iyi darbeden iyidir tc sistemindede yıllarca bu propaganda işledi.Demokasi ve yaşam özgürlüğü sandıkta sandığa ise batsın o demokrasi.Sanki 5 senede bir gidip sandığa kağıt attıkmı kıçımıza demokrasimi dolacak.Bir kere din ideoloji ve havasının olduğu yerde insan özgürlüğünü bırak normal bir yaşamdan bile söz edilemez.

    YanıtlaSil
  6. Çok önemli tesbitler yapılmış.

    YanıtlaSil
  7. Sevan Bey, çözüm olarak Mısır Mısır'dan yönetilmesin demişsiniz. Madem kendilerini yönetemiyorlar o halde Batı mı yönetsin? Peki, bu nasıl olacak? ABD bir tür Mısır valisi mi atayacak? Yoksa Amerikan vesayetli bir demokrasi mi olacak (zaten böyleydi).

    Ilımlı İslam projesi yerle bir oldu. Bu proje ABD'nin projesiydi. ABD Mısır'ı iç savaşa sokup çekildi gibi bir görüntü var. Projesi çöken ABD ama SİZ ONA HİÇ ELEŞTİRİ GETİRMEMİŞSİNİZ.

    ''Devlet hizmeti'' dışarıdan alınır mı? Alınır ama ya demokrasi ne olacak? Ayrıca ABD hep demokrat ve özgürlükçü müdür? Şeriatçı Suudilerle araları iyi. Afganistan'ı şeriatın karanlığına bizzat kendileri itmişti. Dğnyanın pek çok ülkesinde askeri faşist darbeleri kendi desteklemişti. Mısır'da da Mursi'yi ABD desteklemişti. ABD demokrasi ve özgürlükleri kendi ülkesinde gözetiyor sadece. O halde ondan alınacak ''evlet hizmetinin'' ne getirisi olacak sorması ayıp?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Mısır'ın kimler tarafından yönetilmesi gereğini sizin gibi anlamadım bu güzel yazıdan. Yanıt şu olabilir mi? " ( Mısır' ı yönetecek olanlar ) geçen Aralık’tan beri her gün Tahrir’de sokağa çıkan ve Temerrüd hareketini organize eden milyonlardır. "

      Sil
    2. Sevan Bey'in yanıtı keşke o olsa arkadaşım. Ama devlet hizmetini yabancıdan almaya direnmemeyi, Mısır'ın Mısır dışından yönetilmesini ima ediyor. Yani Temerrüd olamaz. Sevan Bey Amerika'yı ima ediyor.

      Sil
  8. Çok iyi yazı, kaç gündür bekliyordum bu konuda böyle bir yazıyı. Bir tek "Barışçıl protesto sırasında ölenlere üzülmeme" hususuna katılamadım. Gezi'de veya benzer bir olayda şiddet görenlere sevinen kusmuk beyinlilerle daha belirgin bir farkınız olsun...

    YanıtlaSil
  9. hakikatin üstünü örtmek için içinde bulunduğun gayret, hak ile batılın Hz. Adem'den beri kıyamete kadar sürecek olduğunun kuvvetli bir işareti. Güçlü olanın haklı olduğuna dair bir güzelleme düzmüşsün. bu fiilinin sevabını görüp ücretini ita edecekler beklentin boşa gitmez sanırım. masum kanlarından oluşan bu gıda sana yarasın.

    YanıtlaSil
  10. Tebrik ederim, tespitlerinize tamamen katılıyorum. Elinize, yüreğinize sağlık Sevan bey.

    YanıtlaSil
  11. Mısır sadece Mısır'I ilgilendirmez tabii ancak sizce Türkiye kendisini kısır mücadelelerin tarafı yaparak Ortadoğu'nun parçası olmalı mıydı?

    Ortadoğu ile aramıza biraz mesafe koymamız gerekmez mi?

    YanıtlaSil
  12. Mursi'nin onurlu çıkış yolunu seçmeyip takipçilerini ölüme atmasında maalesef Erdoğan'ın suçu büyük. Mursi'nin uzlaşmayıp direnmesi için herşeyi yaptığı ortaya çıkıyor; kimbilir kaç kez MİT görevlilerini İhvan'a yollamış. Artık, tabirimi mazur görün, hafif dişli sıyırmış beyniyle İhvan'ı tahrik etmiş. Yazık!

    YanıtlaSil
  13. Karsiyiz demissiniz, sizler kimsiniz, aydin,sanatci,biliminsanlari grubu adina mi yazildi bu yazi chp mi?m
    1 senede mursinin darbeyi hak edecek bu kadar yanlis yaptigini gormemi sagladiniz, aro.
    Zaten kolayi arabayi en iyi ureten ulkelerin diger ulkeleri yonetmiyormus gibi bir algi olustu yazidan, aksine artarak surmeli ve tek dunya devletine gitmeliyiz ve onu da yonetecekler en iyi ucagi kolayi silahi uretenler olmali.
    Olenler icin aglamayalim zaten, bize holokost ve ermeni mezalimi acisi yeter.
    Ulke zaten gulluk gulistanlikti, rte siyaset icin ne hale getirdi gercekten.
    Bi de sionistlere bu kadar laf etmek cok komik tertemiz insanlar ve hic etkileri yok dunya uzerinde halbusi.

    YanıtlaSil
  14. Aah, çok sert! ))

    YanıtlaSil
  15. Ama Temerrüt darbe istedi. Biz Gezi'de darbeye kesin kesin olarak karşıydık. Başarısız ve otoriteryen bile olsa seçilmiş hiç bir idarecinin alternatifinin cunta olayamayacağı konusunu ne yapacağız abi?

    YanıtlaSil
  16. Güzel bir yazı olmuş sayin Nişanyan benim merak ettiğim, ne zaman Tayyip Erdoğandan umudunuz kesmeye başladiniz ve neden?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tehlikeli ve antipatik bir adam olduğunu baştan beri biliyordum. Taraf'taki yazılarımda gayet keskin giydirmeler vardır. Hatta bunlardan ikisini yayınevim çekindiği için Kelimebaz'ın kitap versiyonunda sansürledik.

      Çığırından çıktığını 2011 seçim kampanyası esnasında anladım. Seçimdir meçimdir diye avunduk. Haziran 2011'den sonra tümden sıyırdı.

      Sil
  17. Mursi gidince oh demek doğru da, meşruiyet sorunu meselesini ne yapacağız? "Mursi gitsin" kararını kim vermeli sorusunu cevaplayabilmek değil mi bütün mesele?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İktidar, güç meselesidir. MArifet, o gücü birtakım kurallar ve görüntüler ardında saklayıp yumuşatmayı başarmaktır.

      Sil
  18. hangi inançtan ve amaçtan olursa olsun ister 1915 ermenileri ister holokost yahudileri ister gezi parkı olayları mağdurları ve isterse rabiatül adeviyye meydanında ölenler; hiçkimse savunmasız silahsız sivilleri öldürmeyi üzülmüyorum üzülemiyorum vs türü laflarla yorumlayıp kendine insan demeye devam edemez. mazlumun her türlüsüne üzülmek sizin tabirinizle haktan öte görevidir insan olan insanın. dayak yer su sıkılır biber gazı yer bi nebze oh olsun dersin ama bir canın yaşama hakkının elinden alınmasına üzülmüyorum demek çok aşağılık birşeydir. bunu diyen hrant dink e oh olsun diyenlere ne yüzle eleştiri getirebilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Irak'ta ölen gencecik Amerikan askerleri için de aynı şeyi gönül huzuruyla söyleyebiliyorsanız, peki yanılmışım derim.

      Sil
    2. Benim burada başlıca itirazım savunmasız ve silahsız olan sivillerin öldürülmesine. Askerliği silah eğitim ve donanımı; ayrıca takım bölük alay vs desteği bulunan avantajlarını sıralayacak olsan Amerikan askerinin Iraklıdan fazlası vardır eksiği yoktur. Yani muvazenesiz bir durum söz konusu değildir. Siz nasıl mahkemenin hakkınızda verdiği 13 aylık cezayı insan haklarına sözleşmesine, akla, mantığa aykırı diyorsunuz ya farz edin ki o hâkimi ve kâtibi gülme derecesine getirdiğini iddia ettiğiniz savunmayı dahi yapamadığınızı düşünün bu birincisi. İkincisi “Bütün akraba ve taallukatları katledilmeli, köyleri kasabaları boşaltılmalı, yaşlı genç demeden tehcir edilmeli, çocukları kızları köle edilmeli, kiliseleri yakılmalı, malları yağmalanmalı mı demek… oğlu …(ben ağzımı bozmayacağım)!” Diye yoruma cevap veren siz Amerikan askeri Iraklılara farklı bir şey mi yapıyor veya oraya silahsız bir şeklide piknik yapmaya mı geldiler ya da Amerikan hükümetinin dediği gibi demokrasi mi getiriyorlar. Sayı kıyaslama maksatlı değil bir can dahi olsa yazıktır ama 1915 olaylarında 1,5 milyon Ermeni öldü ırakta 2 milyon Amerika geldi geleli. Asker savaşır herkes kendi şehidine üzülür. Siz 1915 olaylarına bulaşmış, soydaşlarınızın kanını dökmüş (ama sadece sizin soydaşlarınızın kanını dökmüş) Türk askerine, Ermeni çeteleri veya birlikleriyle çatışmalarında öldüğünde üzülüyorsanız ben de Amerikan askerlerinin ruhuna Fatiha okuyacağım söz veriyorum

      Sil
    3. Sevan Hocam ben yazınızı okudum. Katıldığım da var katılmadığımda. Genel olarak yanlış argümanlar kullanılmış. Burada bu arkadaşımıza verdiğiniz cevapta bence doğru değil. Silahsız protesto gösterisi yapanlar derken siz Amerikan askerlerinden söz ediyorsunuz. Bunu öylesine gözünüzden kaçırdığınızı düşünmek hem sizin hemde benim zekamı aşağılamak olur. Hangi amaçla ve kim yaparsa yapsın silahsız protesto gösterilerinde ölen her insan için aynı tepki verilmelidir. Bu birisini desteklemek değil, insan olmanın gerektirdiği bir şeydir.

      Sil
    4. Dacik kurnazlığı işte, 1915 in sorumlusu bile sevan olur, birazdan, az sonra, reklamlardan sonra, haberlerden sonra ,filmden hemen sonra.Mehmet emin cana selamlar.

      Sil
  19. "Buradakiler, gözü dönmüş bir zorbaya meydan okumak için sokağa çıktılar. Oradakiler, iflas etmiş ve yenilmiş bir zorba adayını geri getirmek için sokağa çıktılar."

    Bu sözlerden, olur da Türkiye'de bir darbe olursa; durumu, gözü dönmüş bir zorbanın yenilmesi ve darbeye karşı çıkacakları da piyonlar olarak tanımlayacağınız sonucunu çıkarıyorum. Peki ilkelere ne oldu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım darbe olmaz. Felaket olur. Bu ülke yaşanmaz olur. Kan deryasına yuvarlanırız.

      Fakat darbenin sorumlusu, hiç şüphesiz RTE olur. Onun için, memleketi ateşe atmadan, edebiyle çekilmeyi bilmesi lazım. Kendi bilmiyorsa etrafındakilerin bildirmesi lazım.

      Sil
  20. eh ...12 eylül öncesi dönemdeki liderlerin cehaletlerini ve aymazlıklarını da şöyle bir ballandırarak anlatsak, devrildiler de herkes rahat bir nefes aldı diyebileceğiz mi yani...sevgili Sevan? güzel anlatmışın ama sonuç bildirgesine imzamı atamıyorum bu durumda... ayvalık ağzıyla: olsun!

    YanıtlaSil
  21. tamamen aynı şeyleri düşünüyomuşuz. türk hükümeti ile devrilen mısır hükümeti oldukça paralel hatalar içinde bulundular. ama ders alacaklarına ateşe benzin döküyolar. herkes zararlı çıkıyor.

    YanıtlaSil
  22. Mısır, gezi, son dönemlerde yaşananlarla ilgili aklımı açan bir yazı... Yerinde tespitler . Rojava hakkındaki görüşleriniz nedri? Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  23. İşin kötüsü biz bunları 1950-1960 arası yaşadık. Menderes, Bölükbaşının Kırşehir'den çıkardığı 3-4 vekile bile tahammül edemiyordu,Kırşehir'i ilçe yaptı, il yaptı. Bölükbaşı'nı hapse attırdı. Şimdi ise Büyükşehir seçimlerinde seçim bölgesini tüm il yaptılar, böylece muhalefetin elindeki ilçe-belde reisliklerini ellerinden aldılar. Urfalı Fakıbaba Urfa merkezden bağımsız Büyükşehir Belediye reisi seçilebilirken, tüm ilden mevcut Urfa oylarından dolayı seçilemeyeceği için AKP'ye geçti. Tüm olay İzmir'i almak.

    Benim korkum Özal'ın 1987 seçimlerinde yaptığı ülke barajının üstüne bölge barajı ve kontenjan vekilleri gibi bir taktikle bir dahaki seçimde D'Hondt'tan daha adaletsiz bir sistemle meclisin çoğunu ele geçirmeye çalışması.

    YanıtlaSil
  24. Benim gözümde Nişanyan'ın büyük hatası yaklaşma açısında: İnsani olana reel politikten giriyor. Ki bir önemli ayrıntı da İHVAN yönetmeyi beceremiyor olsun varsın, taraftarları direnişi (piyonluğu) kuzu gibi/şiddetsiz sürdürdü, bunu başardılar. Mısır askeri, darbesi elini kana fena bulamıştır, belki içsavaş olsa bu kadar olmazdı, kim bilir? Hemencik iç savaş oluyor değildi. Kiliseler talan edilir yıkılırken ordu kıl kıpırdatmıyordu, şiddet olsun, birazcık meşruiyet artsın diye. Ben de Mursici değilim, şeriatçı değilim, ordu bu son denemesiyle hakkını uzatmamış, kısaltmıştır. Öngördüğüm, zaman içinde denetleyeceğim budur. Haklı haksız çıkmak ikincil, acılardan dolayı üzgünüm. Mehmet ibiş

    YanıtlaSil
  25. ''Şimdi söyler misiniz, Mısır’ı Mısırlılar yönetsin diye ısrar etmenin anlamı ne? Adamlar yönetmekten acizse zavallı Mısır halkını bu eziyete mahkûm etmenin insaniyetle bağdaşan yanı nerede? Sen otomobil alırken yabancıyı tercih ediyorsun. Gazoz alırken yabancıyı tercih ediyorsun. Çocuğunu gâvurun okuluna göndermek için can atıyorsun. Devlet hizmeti satın alırken “bizim olsun, isterse öküz olsun” diye inat etmenin mantığını söyle.''

    Sevan Bey, üstteki satırlarınızda açık açık 'Mısır halkından bi halt olmaz, kendilerini bile yönetemiyorlar, her hizmet gibi devlet hizmetini de dışarıdan alsınlar, Mısır Mısırlılarca yönetilmese de olur' deyip sömürgeliğe gönüllü olmayı mı teklif ediyorsunuz yoksa ben mi yanlış anlıyorum?

    Eğer böyleyse;
    a) Sizin demokratlığınız nerede kalıyor? Sömürge olup dışarıdan yönetilen demokrasi mi olur?
    b) Mısır'a devlet hizmerini dışarıdan verecek gücün (muhtemelen ABD'yi kast ediyorsunuz) Mısır'ı gözeteceği ne malum? Aynı ABD, kendi çıkarı için (SSCB'ye karşı) Afganistan'ı şeriatın karanlığına sokmuştu örneğin. Demokrasi ve özgürlükleri ABD'den beklemek, kediye ciğer emanet etmek gibi olmuyor mu?
    c) Mugün Mısır konusunda bunu söyleyen siz yarın Türkiye için de söylemez misiniz? Örneğin, Gezi İsyanı büyüse ve (''allah korusun!'') ABD'nin çıkarlarına ters talepler dile getirse siz önlem ve biricik çözüm olarak TC'nin Türkiyelilerce yönetilmemesi ve devlet hizmetini dışarıdan almasını mı savunacaksınız?

    Soğuk Savaş döneminde, ABD kapitalist çıkarlar ile liberal demokrat değerler arasında bir seçim yapıp çıkarlarını seçti ve değerleri çiğneyen yönetimleri (Şili'de Pinoçe'den Afganistan'ın Taliban'ına dek) destekledi. O zaman liberallerin özgürlükle, demokrasiyle, insan haklarıyla falan zerre ilişkileri olmayıp tek dertlerinin mülklerini korumak olduğunu anlamıştım. Sizin bu yazınız bendeki kanaatin üzerine tüy dikti sadece. Bilesin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Mısır halkından bir halt olmaz" demedim. Mısır YÖNETİCİ SINIFI feci surette çuvallamıştır ve bundan dolayı Mısır halkı mağdurdur dedim. Aynı şey değil. Lütfen çarpıtmayın.

      a) Demokratlıkla ulusal bağımsızlıkçılık arasında hiçbir mantıki veya ampirik bağ göremiyorum. Aksine ikisinin çoğu zaman zıt kavramlar olduğu kanısındayım.

      b) Dış gücün kimi gözeteceğinden emin olamayız, ancak iç gücün Mısır halkını gözetmediği apaçık ortada.

      c) Mısır için söylediğimi Türkiye için söyler miyim? Elbette söylerim. Avrupa Birliği ne demek sanıyorsunuz?

      Sil
    2. Yani sizin söylemek istediğiniz şu mu: ''Temerrüd gibi bir hareketin büyüyüp Mısır'ı Mısır halkının yönetmesi iyi olurdu ama bunun olamadığı şu anki koşullarda, bu olana dek devlet hizmeti dışarıdan alınsa daha iyi olur.'' (Eğer anlatmak istediğiniz buysa, yazınızda bu mesaj son derece silik duruyor, bilesiniz).

      a) Söz konunusu bağımsız devlet demokrasiyle yönetilmiyorsa, dizginsiz bir otarşinin kontrolüne girer ki siz yargınızda haklı olursunuz. Ama söz konusu ülkede yerleşik bir demokrasi varsa, bağımsızlık bağımlılıktan daha iyidir. İdeal olan, bir ülkenin kendi halkınca yönetilmesi ve başka devletlerin buna karışmamasıdır. Halkın iradesine ha başka devlet kendi çıkarı için karışmış ha Tanrı adına bir kısım şeriatçılar karışmış ne fark var? Bunda hemfikir miyiz?

      b) İç güç olan dünkü Mursi ve bugünkü Sisi, dış güç olan ABD'nin adamlarıydı. Mısır'ın ''iç'' krizi aslında dışarı bağımlılığından kaynaklı bir kriz. Siz bunu tümüyle görmezden geliyorsunuz. Önce Mursi, sonra da Sisi adlı ABD işbirlikçileri Temerrüd'ün devrimini çaldığı için Mısır bu halde. Ayrıca dış gücün ülkeyi Afganistan'a çevirme olasılığı varsa, kimse bu riski almaz. ''Bilemeyiz'' deyip ülke hakkında kumar oynamayı salık veriyorsunuz.

      c) O halde size ders olsun, ülke AB'ye girmeden RTE gibi tipleri desteklemeyin bundan sonra. Aksi halde tüm dizginleri RTE gibilerine verip kriz çıkarmış oluyorsunuz.

      Sil
  26. Hangi ordu darbe yapacak allah aşkına öyle bir şey bir daha Türkiye'de zor. Ama darbe olmadan da kan deryasına yuvarlanabiliriz. Sizi bizi kesip kanımızı içmeye hazır yığınlar var. Bohemian Rhapsody söylüyosunuz diye dayak diyebiliyorsunuz hem de caddebostan sahilde. Mısırda demokrasi kültürü gelişmemiş de sanki Türkiye'de çok gelişmiş. Zavallı bir ortadoğu ülkesiyiz. Kendimizi boşuna gaza getirmenin, yüceltmenin manası yok.
    Bu beyinsiz yığınlarla bu Tayyip gider beteri gelir.

    YanıtlaSil
  27. Sevan yetmez ama evet desin diyor misirlilara kisaca olum ve sitmadan baska yol yok diyor baska bir alternatif sunmasi icin ise insan olmasi gerekiyor sevanin onunda zor oldugu yillarrin tecrubesiyle sabit

    YanıtlaSil
  28. sayın nişanyan,

    keskin nişancı marifetiyle gösterici öldürenlerin yanındasınız. iktidarın meşruiyetini de bir anlamda güce dayandırıyorsunuz.

    bu durumda erdoğan'ın yapması gereken, daha önce hiçbir liderin olmadığı kadar arkadasında halk gücü varken iktidardan inmek değil; ordu, medya, ekonomi, bürokrasi üzerinde daha fazla kontrol sahibi olup daha güçlü olması ve pkk gibi güçlerle de işbirliği yapması

    saygılar(muhsin çelik)

    YanıtlaSil
  29. ne kadar kötü bi yazı olmuş... istisnaen yazdıklarınız içinde ters düştüğüm yerler olur ama bu yazı neredeyse kökten yanlış bana göre... bu yazınızdaki temel yaklaşımı kullanarak bambaşka örneklerle, ne abuk sabuk sonuçlara varılır bir bilseniz...
    mesela, kürtler de pek kendilerini yönetmeyi becerebileceklermiş gibi görünmüyor... veya ermenistan son 25 yılda olması gereken kadar gelişemedi. fakirlik içinde inliyor.. birileri de onlara el atsın mı?
    ortaçağda batı berbat haldeydi. o halde onlara göre kat be kat daha iyi bir yönetim sunan arapların onların topraklarını zaptetmesi haklı bu mantıkla..

    işin doğrusu toplumun gelişmesi ve olgunlaşması süreçlerine saygı göstermek.. onlar da öğrenecekler izin verilirse...

    bence, aynen fransız devriminin geçtiği süreçler gerçekleşiyor hızlandırılmış olarak...

    taş yerinden oynadı bir kere... Arap dünyasının geleceği parlak...

    YanıtlaSil
  30. Sevan Nişanyan gene yapacağını yapmış; 100 yıl evvel katliama uğrayan Ermeni halkının bir üyesi olduğunu unutup, Kemalist,Elitist bir bakışla ve yazısında üç kez "Adamlar" diyerek ve de ölenlere sevindiğini söyleyerek ne kadar 'açık sözlü' bir kişi olduğunu göstermiş. Elbbette insan olaylara, insanlara, tarihe ve topluma sınıf mücadeleleri ferspektifinden bakamayınca Mısır'ı 6o yıldır yönetenleri batılı kafası olmayan 'Adamlar' olarak görecektir. Adeviye meydanındaki ölenlere üzülmemiş olman, aynen "ama Ermenilerde bizi arkamızdan hançerlemişti ölmeyi hak ettiler" diyen resmi ideolojiden çok farklı değil. Mısır da yıllara sirayet eden bir Devrim süreci yaşandığını ve bu devrimin ŞİMDİLİK çalındığını söyleme gereğini ise hiç duymamışsın . Yazık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu söyleyebilmek için cahil olmak yetmiyor sanırım, kötü niyet şart.

      "Zorla hükümet devirmeye kalkanlar zorla bastırılmayı göze alır" demek, onlar bahane edilip bütün akraba ve taallukatları katledilmeli, köyleri kasabaları boşaltılmalı, yaşlı genç demeden tehcir edilmeli, çocukları kızları köle edilmeli, kiliseleri yakılmalı, malları yağmalanmalı mı demek, hayvanoğlu hayvan!

      Sil
  31. Misir in ekonomisine,yadam sartlarina da biraz bakmak lazim.memur maasi 80-100$ imis.Gida maddeleri,benzinde buyuk subvansiyonlar varmis.youtube de gordum halk ekmek almak icin saatlerce kuyruklarda bekliyor.sebebi firinci unu devletten cok ucuz bir fiyata aliyor (koca cuvali 3-4euro gibi)fakat buyuk bir kismi ekmek yapmak yerine yuksek karlarla karaborsada satiyormus.bu sistemi degistirmeyi,subvansiyonlari kaldirmayi denemisler.herseferinde isyanlar cikmis onlarca kisi olmus.

    YanıtlaSil
  32. Yazinizi okurken icim kalkti, bir de vicdanlarindaki Misir'a karsi inceden de olsa insani siziyi anlamayip susturmya calisanlarin Oh be nihayet budur falan demesi. ANLADIM KI demek sivil olmayan bir yolla hukumet gonderilse ve Kazlicesmedekiler oldurulse napalaim haketti onlar da diyeceksiniz ve bizden sizin gibi dusunen Gezicilerin ne ulu sevgi saygi cogulculuk anlayisina sahip oldugunuza inanmamizi mi bekleyeceksiniz. Size gore zaten zamaninda Amerikan mandasi olaymisisz ne rahatmis gec kalmadiniz sizin zihniyet iktidara geldi mi anahtar teslim memleket verecek cok gelismis ulkelere zati bu durumda simdiden itiraf olmus umarim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amerikan mandası konusunda haklısınız, diğer görüşlerinize katılmıyorum.

      Sil
    2. sevan bey herhangi bir ülkenin mandası olup, bunun nimetlerinden faydalanarak gelişmiş bir piyasa ekonomisi kurup, liberal demokrasiyi oturtmuş bir ülke var mı?

      Sil
    3. Bildiğim kadarıyla var. Şimdilerde ne alemdeler bilmiyorum ama mesela Britanya tacına bağlı olduğu dönemde Hong Kong.

      Sil
  33. Yazınıza genel hatlarıyla katılıyorum ancak; ölümlerin sorumluluğunu İhvan'a yükleminiz haksızlık olmuş. Cuntaya karşı direnmek, cuntanın günahlarını üzerine almak anlamına gelmemeli. Batı Mursi'yi dolaylı yollardan da devrilebilir (ekonomik olarak köşeye sıkıştırma, karşısına daha ılımlı bir aday sürme vs.), ve olayların bu kadar kanlı olmasının önüne geçebilirdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumun yayınlanmış, tebrik ediyorum.

      bir dost.

      Sil
  34. sağlam analiz, berrak akıl, vicdanlı yürek.
    ( gereksiz ergenekon yazısından sonra iyi geldi.)

    tebrikler.

    YanıtlaSil
  35. aşırı basit, tecrübe edilmediği ve ne kadar olayın dışından konuşuldugunu okudugum bir yazı daha...

    aşırı basit deyişime alınmayanız, konuşurken yaşanmamışlıktan ve olaya ne kadar yüzelsel bakıldıgından bahsediyorum... ne yazık ki.

    YanıtlaSil
  36. "Bir kere şunda anlaşalım. Türkiye'nin kaderi sadece Türkleri ilgilendirmez. Türkiye'nin kaosa sürüklenmesi veyahut birtakım gözü dönmüş manyakların yönetimine girmesi, öncelikle komşu ülkelerin güvenliğini ilgilendirir. İkincisi, o kargaşadan etkilenecek olan diğer İslam ülkelerini ilgilendirir. Üçüncüsü, onmilyonlarca aç ve öfkeli insanla başa çıkmak zorunda kalacak olan dünya ülkelerini ilgilendirir. Dolayısıyla bu ülkelerin, Türkiye'nin intihar etmesine engel olma hakkı – hatta haktan öte görevi – vardır."

    buyrun! iki kelime yer değiştirince oldu bile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrudur, tamamen katılırım. Problem ne?

      Sil
    2. Almanya yahut Litvanya da koysanız aynı. İkinci Dünya HArbi neden çıktı sanıyorsunuz? Ya da Avrupa Birliği neden kuruldu?

      Sil
    3. İkinci Dünya Savaşı önsesinde Nazism Bosna'ya bile sirayet ettiğini, NAZİ selamı veren İslam dini liderinin olduğunu, Boşnaklardan NAZİ Birlikleri oluşturulduğunu düşünürseniz bir de.

      Basınımız pek rağbet etmiyor ama şu anda AB ile Macaristan arasında çok ciddi bir sürtüşme yaşanıyor. Aynı şeyleri oldu TR'ye neredeyse Anayasa Mahkemesinin kompozisyonu değiştilidi, bağımsız kurullar iptal edildi.En son Anayasa Mahkeme'sin yetkilerini azaltmaya çalışıyordu. Maalesef bizde de aynı yönde laflar dolanıyor, "Anayasa mahkemesi sadece şekil olarak inceler." veya "Yargı ayağımıza köstek oluyor" gibilerinden.

      Yunanistan'daki ekonomik çöküntüden sonra Altan Şafak partisinin oylarını arttıması,İngiltere'de bile aşırı sağın ekonominin gerilediği dönemde meclise girme durumuna gelmesi, Hitler'in 1929 Buhranından sonra oylarını arttırması ekonomik sürerliğin kollanması ve şeffaflığın neden AB normlarından olduğunu gösteriyor.

      Sil
    4. "Gezicilere neden karşıyız?"

      yanlış anlamayın, en az sizin kadar akp'ye karşı gezicilerden yanayım. ancak böyle bir yazı olsaydı itiraz etme hakkımız olmazdı. biraz empati.

      Sil
  37. Sayin Sevan bey,
    Yaziniz ne denli demokratik prensiplerin sinirlarina, hatta onun ötesine de varsa, dürüstlügünden dolayi tebrik ederim.

    YanıtlaSil
  38. Ultra tahsilli, agir entellektuel, kozmopolit Sevan bey gitmis, yerine bildigimiz, iyi egitim almis, nisantasili veya uluslu beyaz turk Sevan bey gelmis.. Bilvesile cok selamlar, hurmetler. Omer Kasapoglu, Denizli

    YanıtlaSil
  39. Sizi kırmak pahasına; bence bu yazı ezber bozmuyor. Sadece bir ezberi ataleti ve yaşlanmış bir dünyanın mantalitesini yansıtıyor. Üç aşağı beş yukarı belki duruma göre aynı tarz bir yazıyı, emekli bir büyükelçinin kaleminden ya da NYTimes'ın her hangi bir dış politak yazarından da okuyabilirdik. Ne yazık ki o insanların dünyaya hiçbir yeni sözü, önerisi, getirdiği fikir yok. Hiçbiri tarihe bir Martin Luther King olarak geçmeyecek mesela. Çünkü bir hayalleri yok Yaptıkları sadece Amerikan dış politikalarının savunuculuğunu yapmak. Meşrulaştırmak. Mursi gibi liderler de büyük ihtimalle tarihe böyle olumlu bir sıfatla geçmeyecek. Eğer ezber bozmak istiyorsanız bunun gerçek mücadele alanı ne RTE ye ne de Mursi'ye vurmak. Dünyaya yeni bir söz bir hayal bir umut vaadedebilmek. Hiçbir politikacı ilelebet demokratik yollardan başta kalamayacağına göre RTE elbette er ya da geç miadını tamamlayınca gidecek. Onun ile uğraşmanın retoriğini yazmak büyük bir başarı değil. Asıl başarı Amerikan eğitim sisteminden geçmiş bütün entelektüellerin üç aşağı beş yukarı söylediği klişelerin ötesinde insanlığa bir şeyler söyleyebilmek. Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  40. U dönüşü yapacağınızı belli etmiştiniz Gezinin neticesini yanlış tahmin ederek sıçış yaşamanız sonrasında yazdığınız yazılarda. Ancak bu U'nun bu kadar dar olacağını kimse beklemiyordur sanırım. Kensine "elit" denilince "sırtaran" veya "sırtarmasını gizlemeye çalışan ama beceremeyen" aydınlardan olmanızdan kaynaklanıyor sanıyorum darkside'a
    geçmeniz. Bu kusur maalesef gözünüzü kör etti hepinizin.

    Her neyse, yeni tarafınız hayırlı olsun. Belki total değerlendirildiğinde hayırlı da olacak bu durum. Sizden ricam yeni tarafınızın düzeyini yükseltin, denizfeneriapoyasayınşehitlerekellegemicikananıdaalgit muhabbetinden kurtarın (offf çok sıkıldık bundan). Her dediğinizi alkışlamaları sizi tembelleştirmesin sakın ola ki; kurduğunuz teorik, entelektüel çerçeve onlarınki kadar kolpa olmaya başlamasın aman diyim. Ama onlara hitap ederken düzeyi birden yükseltmeniz de boşa enerji kaybı, mesela bu yazıda yanlış düşünceleri gereğinden fazla güzel gerekçelendirmişsiniz; "oh olsun mınakoduumun gericilerine" yeterli olurdu başlangıç aşamasında; ama şunu söylemeden edemeyeceğim çeşitli sitelerde hakkınızdaki yorumlara baktığımda sizi sevmeye başladıklarını gördüm, bu yazınızı kabaca anlamışlar sanırım.

    Ölenler için çok üzülmemenizi inandığınız dinin (bilim) insan ve diğer hayvanlar arasına farklı kalınlıkta bir çizgi çekemesine bağlıyorum. Nusr-et 'te olan bitenler sizi duyarsızlaştırmış olmalı. Bir itirafta bulunayım ben de Ethem için oh olsun demesem de, doğal olarak üzülemiyorum. Bu durum eğer yanlışsa Tanrı bunu bana ödetsin. Ama Esma Baltacı için ağlıyorum, hiç "cool" değil, değil mi?

    YanıtlaSil
  41. Sevan seni saf kötülükle tanıştırmamı ister misin? İşte bak bu linkte https://eksisozluk.com/entry/36400822 . Silinir belki yazayım, Başlık : "beşar esad" Entry : "kuzey komşusu tarafından özenilen devlet başkanıdır. bu tipler komple gazcıdır. sarin gazı, biber gazı vs... gazlayarak insan öldürmeyi iyi bilenlerdendir."

    Suriye'deki son olaydan sonra, bu eylemi gerçekleştirenin Esad olduğunu düşününlerin sayısının fazla olması yüzünden, arkadaşı Esad'ı düşmanın üzerine iterek düşmanına zarar vermeye çalışıyor. Offf. Mısır'daki darbe karşıtı gösterilerle kendilerini özdeşleştirmeyi bile denemişlerdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu ayaklanma çıkmadan önce neden yapmıyordu ki?? Bence o kurban boğazlar gibi insan boğazlayan teröristlere ne yapılsa azdır.

      Sil
  42. sevan amca simdi yazilari arka arkaya okurken farkettim de, mesela ergenekon yazinizda

    "Yanlış anlamayın: Gelenlerin gidenlerden daha ahlaklı olduklarını düşünmüyorum, düşünmedim. Sadece daha zayıftılar. Dolayısıyla daha az yozlaşmışlardı. İktidarı pervasızca kullanmayı henüz bilmedikleri ve beceremedikleri için, daha edepli duruyorlar, daha utangaç gülümsüyorlardı. İktidara alıştıklarında neler yapabileceklerini daha göreceğiz."

    demissiniz.

    burda ise yine carpisan iki guc odagi icin

    "Yerine gelenler, hayır, daha matah adamlar değildi; altmış yıldan beri memleketi batıran ekipti. Ama Tahrir cenderesinden geçmişlerdi; kısıtlı da olsa demokrasi olmadan ülkeyi yönetemeyeceklerinin farkındaydılar. Dış sponsorlarının talebi de o yöndeydi. Kısa süre içinde serbest seçim sözü verdiler; İhvan’a “gel konuşalım” dediler; Mursi’ye onurlu bir çıkış yolu önerdiler."

    denmis.

    sorum su ki; bu celiski neden? yani pekala ergenekon icin de, en azindan halkin gucunu gorduler artik oyle kendi kendilerine at kosturamazlar denilebilirdi ???

    YanıtlaSil
  43. bu yazıyı yazanla yanlış cumhuriyet'i yazan adam aynı kişi mi? eğer öyleyse o kitapta darbelerin ne kadar korkunç bi şey olduğunu sıralarken burada açıkça askeri bi darbeyi ve onun sivillere yönelik saldırılarını nasıl savunabiliyorsunuz? (bin kişi değil, beş binin üstünde insan öldürüldü) bir de "mısır'ı kendi kaderine bırakılmamalı" diyorsunuz özetle. eyvallah, buna ben de bi derece katılırım, ama böyle bi şey talep eden her hangi bi batı ülkesi var mı ortada? hayır, görünen tek şey askerin darbe yapıp 40 yıllık bi diktatörü tahliye etmiş olması. ayrıca "gezi'nin mısır'daki muadili temerrüd hareketidir" demişsiniz, en çok buna güldüm. siz temerrüd hareketinin her musibetin altında bi amerika ve israil eli olduğunu düşünen paranoyak bi hareket olduğunu (perinçek'in mısır'daki muadili bir nevi) bilmiyorsunuz sanırım. yoksa mursi'yle " tüm dünyayı düşman sayan paranoyak bir ideoloji" diye dalga geçmezdiniz en azından.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı kişi. Milliyetçiliğin her çeşidinden tiksinen, avam yağcılığına dayalı totaliter ideolojilere karşı mücadeleyi şiar edinen biri. Bireysel özgürlükleri ve akılcılığı önemsediği için, Kemalizmden ve İslamizmden ikrah eden biri.

      Darbelere genel olarak karşıyım, ama "darbelerin ne kadar korkunç bir şey olduğunu" nerede sıralamışım, sayfa bildirirseniz sevinirim. İktidara geliş yöntemi beni hiçbir zaman çok fazla ilgilendirmedi. İktidarı kullanış biçimi ilgilendirdi.

      Sil
    2. Oh pek bi güzel olmuş. İsrail ile anlaşmaları iptal edip Amerikan yardımlarını red etmek için imza topluyorlarmış.Temerrüd hareketi hakkında başka açıklamalar da var. Tüm İslami partilerin kapatılmasını istemişler. Amerikan dışişleri sözcüsüyle görüşmeyi iç işlerimize karışmayın diye red etmişler. Vs.vs. Bulmuşlar babayı:) http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=88092

      Sil
    3. Darbe kaba kuvvetin zaferidir ve bununla kurulan düzenin her bir biriminde kaba kuvvet üstündür. Mafya, çeteler filan azar darbeden sonra. Ülkücüler 90'lar dönemindeki haline dönerler, laf dinleme gibi huyları hepten azalır, "ne konuşuyon lan değişik" diyip kafayı gömerler. Meydan sofistike faşist chp lilerle, naturel faşist mhp lilere kalır. Not: Cevap yazdığınız adsız değilim.

      Sil
  44. Bilmediğim -ve emin olmak istediğim- için soruyorum: Ümmü Gülsüm şarkıları bu dönemde gerçekten yasaklandı mı ve bu konuyla ilgili bir haber linki verebilir misiniz?

    YanıtlaSil
  45. yılmaz özdil falan hesabı ele geçirdi galiba..

    atilla yayla'nın "liberalizm" kitabında bahsettiği "akılcılığın tehlikesi" bu olsa gerek.. bu kadar "radikal" akılcılıkla o nefret ettiğin kemalistlerle aynı kapıya çıkıyorsun..

    allah bizi bu kadar akılcılıktan korusun! senin hiç öz eleştirin de kalmamış artık, aklını o kadar yüceltmişsin ki benim aklettiğimden başkası doğru olmaz mantığıyla gidiyorsun. kısaca kibir deniyor buna, her tavrında bu var.

    kendi kabinesi olmayan mursi mi "ben ne dersem o" kibrindeydi? görev yaptığı dönemde meclis bile çalışmadı, atadığı adam kendisine darbe yaptı, atadığı aym başkanı darbe cumhurbaşkanı oldu... kendisinin hıristiyanlardan, liberallerden danışmanları, yardımcıları vardı.. her neyse.. bir senede mi karara vardınız diktatör oluğuna? ülkenin ilk seçilmiş cumhurbaşkanına bir sene tahammül edilmez mi?

    hep hitlerle kıyaslıyorsun ama hitler seçimleri kaldırdı. yani şöyle: seçimler kaldırılana kadar yapabileceğin bir şey yok. madem ki bu adam o kadar zalimdi diktatördü, zaten %51 oy alan adamı hemen ilk seçimde devirirdin, sabredecektin. demokrasinin ilk kuralı bu. sabredeceksin, darbe çağırmayacaksın.

    bu kuralı benimsemiyorsan demokrasi oyunu oynamayacaksın. gördüğüm kadarıyla sevan nişanyan bu kuralı benimsemiyor.

    bu kafayla seninki rasyonel-totaliter-liberalizm gibi birşey olacak galiba :) herkes benim kafamda tasarladığım şekilde özgür olacak :)

    bi de islamafobinin etkisi var tabii.. neyse.

    YanıtlaSil
  46. Ben şahsen Rabia'dan tiksinmiyorum , beni tiksindiren iğrendiren Türkiye'deki belli bir güruhun bunu nasıl kullandığını ve kullananların görüşünün diğer olarlar karşısındaki tutumunu gördükçe kararıyorum.
    Rabia'yı kullanan savunan kesim
    Gezi parkı eylemi hükümete karşı olduğu için çıktılar kaç kişinin ölümüne sesleri çıkmadı neden ? Hükümet İslamcı.

    Suriye olaylarında hükümet , yönetim karşıtlarının isyanları yüzünden tümenler öldü bunu sonuna kadar desteklediler , silah para yardımı yaptılar neden ? İsyancılar İslamcı.

    Mısırda darbe yerine gelen adam kendi atadığı adam tarafından darbe ile indirildi. Darbeye karşı olduklarını belirttiler , sanalayda eylem yaptılar kendilerince , Mısırda olaylar şiddetlendi insanlar öldü. Bu sefer ölülere üzülen yardım dilenen muhtaç kişiler oldular neden ? Devrilen kişi İslamcı.

    En son kendilerini görüşlerinin ve isteklerinin ne olduğunu gösterdiler "Kahrolsun Demokrasi" "Hilafetin Sesleri" gösterisiyle.

    Şeriatçılar benim gözümde şerlikçidirler , onların ne demokrasi ne eşitlik ne özgürlük isteme hakları olabilir.Getirecekleri tek nen şerdir.
    Mısırdaki bu Mursicilerin yeniden başa gelirlerse olacaklar belli , bu İslamcılar , şeriatçılar iyice gürbüzleşip dayılanmaya başlacayaklar bu tüm Orta Doğu ve Türkiye için böyle olacak ne yazık ki.

    Bundan mütevellit Mısırda ölen o adamlara acımıyorum , umurumda bile değiller. Ölen kadınlar ve çocuklara elbette yazık oluyor ,Tanrı yanında kılsın, ama o Mollalar , Hacılar , Şeyhler , Şıhlar ve niceleri yerin yedi kat dibine batsın.

    Aklıma gezi olaylarında gördüğüm küfürler geldi.
    Kişilere ulusalcı deyip , Ermeni ve Yahudi diye sövüyordu aynı güruh. Nasıl sövgüyse o da!
    Nasıl sövmekse oda

    YanıtlaSil
  47. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  48. bana göre laikliği benimsemeyen partiler zaten demokrat olamazlar hukukla bir şekilde önlerinin kesilmesi yerinde olur insanlara da laik bir eğitim verilmesi şart ki anlamlı bir seçimden bahsedilsin söz gelimi ben hiç de hak etmeden bir iki ayet ve hadisle okuyarak insanları kandırıp oylarını alabilirim... türkiyedeki en temel sorun insanların hakedene değil de dinen kenedisini bulduğu bir partiye oy vermeleri söylediğimi doğrular....

    YanıtlaSil
  49. Okunası ve bilgilendirici bir CESUR ADAM yazısı....

    YanıtlaSil
  50. Siyasi şımarıklık/fütursuzluk üzerine referans bir yazı.
    Avcıların değil de aslanların ağzından hadiseyi dinleme durumu gibi.
    Güzel adamsın Sevan, güzel yazıyorsun.

    YanıtlaSil
  51. tum yorumlari okudum, en hosuma gideni, "bu hesabi yozdil ele gecirdi galiba" denmesi... kendi ulkesinin askerleri tarafindan oldurulen insanlar icin "uzulmuyorum, sahaya surulduler ve hayatlarini kaybettiler" denirse, yarin her turlu mezalim icin birisi bir neden bulur, bir kemalist prof da cikar, 1915 soykirimi icin, "batili ulkeler tahrik etti, sonuc gaayet normal" der. temel degerleriniz ve prensipleriniz, basta insan hayati, her durum icin degismemeli Sevan bey.

    YanıtlaSil
  52. Gün Zileli'nin, bu yazınızdaki "batıcı-kemalist" bakış açınızı eleştirdiği, ve ulusalcı kemalizmle batıcı kemalizm arasındaki farkları konu alan "İki Kemalizm" yazısı;

    http://www.gunzileli.com/2013/08/25/iki-kemalizm/

    YanıtlaSil
  53. Oha oha oha. Çüşşşş Bürrrrrsssss
    "Rabiatül Adeviye Maydanında ölenlerin yasını tutamıyorum, üzgünüm. Piyon olarak sahaya sürüldüler, harcandılar. Orada ölen yüzlerce insanın – ve Mısır’ın ölen demokrasi hayalinin – vebali İhvan’ın ve Mursi’nin omuzlarındadır."
    Şu cümlenin mantığıyla meşrulaştırılamayacak herhangi bir sivil katliamı yok. Katledilen sivillerin zerre şiddete başvurmamış olması da olayı daha da trajik yapıyor. Gözümde zerre saygınlığın kalmadı vicdansız, kibirli, nobran Sevan.

    YanıtlaSil
  54. "Meydan" filmini tavsiye ederim...

    YanıtlaSil